2016/08/06

Zamanı gelmedi mi?

Bugünkü akademisyen güruhuna bakıldığında insanın içine fenalık veren bir insan profili var. Çoğunluğu garip bir nerdlik deryası içinde, insan ilişkilerini anlayamayan, süper steril ahlaki duruşunu akademi dışındaki her şeye (Türkiye'de Erdoğan, ABD'de Trump, İspanya'da bilmemne vesaire) yönelterek (ama akademi içindeki herşeyi görmezden gelerek) ahlaklı olduğunu zanneden, hayatını grant yazma veya reviewerlar ile mücadeleyi otomatize etme üzerine kurmuş, en temel özellikleri ölümüne sıkıcı olmak olan insanlar. Hayatı boyunca işleri rast gitmişler. Neden bu problem çözülürse büyük bir iş yapılmış oluyor ki? sorusuna tipik olarak çünkü herkes öyle düşünüyor diye cevap verenler. Birbirlerini taklit edip, CV mühendisliği yapanlar, çözdükleri problemi neden çözdüğünü bilmeyenler. Reviewer oldukları zaman en aptalca yorumları yazanlar, sırf bir lafı söyleyebildiği için söyleyenler!

Tabii benim bunlara karşı nefretle karışık duygularımda pek çok şeyin etkisi var ama orasını geçelim şimdilik.

Oysa eskiler böyle mi? Birçok saçmalık yapmışlardır eminim ama ellerini kirleten, risk alan adamlardan geçilmiyor bilim tarihi. Dünyanın en sıkıcı işlerini büyük bir ciddiyetle yapan bugünkülerin yanında, teleskoplarını tüccarlara satmak için girişimcilik peşinde koşan Galileo; iç işleri bakanı Laplace; Mısır'da tarih enstitüsü kurmuş ve valilik yapmış Fourier; askeri deniz üssü yapımında kariyerine başlayan Cauchy; aslen hukukçu olan Fermat; simyacı, okültist ve para basımından sorumlu Newton; fabrikatör James Joule; patent memuru Einstein... Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Sayısız icatlarıyla sayısız küçük katkıda bulunmuş binlerce zanaatkar ve irili ufaklı pek çok biliminsanı var. Bilimin bu tarz hakiki olarak heyecanlı insanların elinden çıkıp, spekülatif bir spor haline dönüşmesi son yüzyılın işi. Ve kalıcı da olmayacak.

Geçenlerde Elon Musk'ın hikayesinin anlatıldığı şu çok güzel kitabı okudum. Kitap 2015 yılında yayınlanmış. O sırada geçenlerde şahit olduğumuz drone landing'in henüz planları var ve elbette havacılığın ileri gelenleri bunun nasıl imkansız olduğunu tekrar edip duruyor. Sadece 1-2 yılda mühendislikte katedilen mesafeyi görüyorsunuz. Bunun yanına, neredeyse hiçbir şey söylemeyen dergi makalelerinin kabul olmasının iki yılı bulması ve uğraştığınız onca aptallığı koyun. Niye yayınlıyoruz ki o makaleleri sorusunun cevabı bile yok!

19. yüzyıl fizikçisini, 21. yüzyıldaki fizikçiyle; ondokuzuncu yüzyılda adına biliminsanı denenleri bugünün akademisyenleriyle karıştırmamak gerekiyor. İkisi farklı meslekler.

Bana bu eski karakterleri canlandırmanın vakti gelmiş gibi geliyor. Sizce de öyle değil mi?

2 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Arif Bayırlı dedi ki...

Katılıyorum; bilim tarihinden bahsettiğin isimlere tipik akademik 'rönesans adamı' etiketinden daha farklı bir açıdan yaklaşmışsın, belki o tanım bu bahsettiğini de içeriyor ama bana hep akademik bir tınısı olduğunu düşündürmüştür. Kurumsallaşmamış bilim yapma pratiği haliyle pratik problemler ve yanında pratik insanları getiriyor, bir nevi zanaatkarlık. Dünyadan kopuk insanların günümüzde bunca ayrıcalığa sahip olması hakkaten delirtici. Yaptığın karşılaştırma da bence çok dramatik, üç yılda yapılabilenler ölçeğinde... Kitabı okumaya başlıyorum en yakın zamanda!

Deniz dedi ki...

O son örnek benim yılan hikayelerine dönen dergi makalelerinden birisi sonucu çıktı açıkçası. Yapılan şey belli, çalıştığı belli, dergiden 5 ay sonra 'bu bizim formata uygun değil' diye cevap geliyor falan. Bir süre sonra bilim bu yayınları şekilden şekile sokup yeniden göndermeye dönüyor iyice, hiç sabredilecek gibi değil!

İlk yorumuna ek olarak da, yukardaki isimlerin elbetteki akademik tınısı var. O insanlar da günümüzdeki gibi buluşup, bilgilerini paylaşıyorlar; ama günümüzdeki gibi dergi yayın sayısını veya impact factor'u veya h-index'i maksimize etmek olmadığı için amaç, sadece ilgilendikleri şeylerde derinleşiyorlar. Bu da full-time 'akademisyen' (bugünün tanımıyla) olmayı gereksiz kılabiliyor sanırım. Zannetmiyorum ki bugünün problemleri Fourier'in çözdüklerinden zor olsun. Ama adam hepsini bir arada yapmış.

Yorum Gönder