2016/05/01

Hayatın İçinden (8): Reddediş

Ve. Sonunda buraya da yazmam lazım. Öncelikle kendime diyeyim: Bir daha hiçbir şeyi ayak basıp, başlamadan duyurmamak lazım!

Geçen salı, burada geçen ay duyurduğum Queen Mary kabulünü geri çevirdim. Yani gitmemeye, Madrid'de kalmaya karar verdim (artık ne kadarı karar vermek olduysa).

Hem Facebook'a, hem buraya yazmış olduğum için toparlamak sıkıntılı oldu tabii, aile, eş dost falan. Neyse, geçti gitti. Burada çok sevinen bir arkadaş vardı, onun için de üzgünüm; şans bu kez de yaver gider gibi yapmış!

Bu birkaç hafta içinde ne kadar değiştiğimi kelimelerle, yazarak anlatmam zor. Bambaşka bir insan haline geldim. Bunu da bilerek, isteyerek yapmadım; niye oldu bir fikrim de yok. Ama olayları ele alışımdaki farklılıklara ben de şaşırıyorum. Oluyormuş demek ki.

Şimdilik bu kadar. Ara sıra yazmayı umuyorum.

4 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Adsız dedi ki...

O çok sevinen benim Deniz. Bunu duyduğumda da bir o kadar üzüldüm, seni düşünerek daha ziyade. Şimdi nedenini, niçinini yeniden düşündürmenin ne zamanı ne yeri. Şu kendine notuna takıldım ben açıkçası. Anlıyorum ama boşver bence bunu da. Okuyanları değil sadece kendini düşünerek diyorsan o başka bir durum ama başka türlüyse boşver gitsin. İnsan bazen daha sonra sonuçlarıyla yahut etkileriyle yüzleşip, karşılaştığında yaptıklarına ve hatta bunları nasıl düşünüp yahut düşünmeden uyguladığına şaşıyor. Oluyor bu. Şöyle düşünüyorum ben, benzer mi bilemem ama değişimi yer yer bile isteye yapan biri olarak, tam o vakitte, o iş olurken böyle yaparak dönüşmek, değişmek gerekiyor. Önce yahut sonra değil. işte böyle böyle o çocuk değiliz, böyle böyle on yıl önceki, bir yıl önceki veya işte anlayamadığın gibi bir saat önceki insan değiliz. Onu da takma, alışıyor insan, her şeye alıştığı gibi. Gördüğüm şey şudur, bazen direnmek sadece kişiye yük.
Sen, her ne ise istediğin veya düşlediğin, hâlihazırda yapıyorsun ve gitgide yaklaşacaksın dahasına.

Deniz dedi ki...

Yine cok guzel bir yorum, tesekkurler destek icin :) Kendime not kismi aslinda, simdi bakinca, onemsiz; zaten gereginden erken duyurmamistim, normal bir tepkiydi; onca zorluktan sonra sevinebilecegimi dusunmustum. Ama tabii benim basima boyle olaylarin gelmesi cok anormal olmadigi icin beklemem gerekirdi belki diye dusundum buraya yazarken. Yoksa zaten daha az uzulmeyecektim gene. :)

En basta zor geldi epey ama alistim sonra. Simdi yeni cakilmalara yelken acma zamani :)

Adsız dedi ki...

Samuel Beckett'ın malum sözü, mottolarımdan yalnızca biri olmasıyla birlikte beni epey rahatlattığı gibi doğru olması başlı başına ayrı bir konudur. =) Hep denemek, hep yenilmek, daha iyi yenilmek mühim. Yenilmeyi ne ile bağdaştırdığına da bakıyor iş sanki.

Ve ben sadece gördüklerim, algıladıklarım, hissettiklerimi yorumluyorum, kendime pay çıkarmaya çalışarak üstelik, bunu yaparken de sözlerimle sana destek oluyorsam, ne mutlu bana. =)

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim bu aşamada, savunma yahut hak aramalarımı sadece davranışla değil de sözle ortaya koymama şurada yazdıklarının yani senin katkın büyüktür. Bu noktada asıl benim teşekkür etmem gerek sana. Daha önce de dediğim gibi buralarda paylaşmalısın, en az bir kişi feyzalıyor zira. =)

Deniz dedi ki...

ne güzel, ona da çok sevindim :) zira insanın başka birine ilham vermesi kadar güzel başka bir şey yok, hele ki 'hak aramak' gibi konularda olması çok güzel :)

yenilmekle ilgili ise: geçenlerde bir şiir paylaşmıştım, orda da vardı:

Döküp ortaya varını yoğunu,
bir yazı turada yitirsen bile,
yitirdiklerini dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu.

aşırı zor bir şey buna maruz kalması, ama başka çaremiz yok :)

ben de yazmayı düşünüyorum, bu blog az derdimi çekmedi, dahasını da kaldırır herhalde ;)

Yorum Gönder