2012/12/22

Sigorta ve Sosyal Devlet

Bilindiği gibi devlet hepimizi sigortalamak adına Genel sağlık sigortası (GSS) diye bir şey icat etti. Detaylarını bilmiyorum ama ben bundan şöyle etkilendim: Eğer 25 yaşından büyüksem ve sigortasızsam devlet beni otomatik olarak sigortalıyor ve adını 'isteğe bağlı GSS' koyuyor. Bu sigortanın primi gördüğüm artışa göre ayda 110-120 TL. Bu kadar ödeyecek durumum yokmuşsa, adını ilk kez duyduğum saçma sapan bir yardımlaşma derneğine gidip gelir tespiti yaptırıyormuşum. Yani 'yapmayın etmeyin ağalar' diyip, onları fakir olduğuma inandırmaya çalışıyormuşum. Hatta inanmayıp eve gelip eşyalara falan bakıyorlarmış, zengin miyiz, fakir miyiz anlamaya çalışıyorlarmış. Üstelik ailemizin gelirine de bakılıyormuş, ailemizin çok geliri varsa yine fazla prim ödüyormuşuz.

Ben hayatımda bu kadar rezil az şey gördüm. Böyle bir şeyi de ancak devlet denilen kurumlar topluluğu icat edebilir zaten.

Bir süre sonra sigortalı çalışmaya başlayınca mantık olarak her ay 120 TL artan paranın artmaması gerekiyordu. Ama devlet bilgisayar altyapısını muhtemelen emmioğlu mantığıyla adı sanı belli olmayan kişilere yaptırdığı için sistem elbette ki olayı belleyemedi. Üstelik para artmaya devam ederken sistemde gördüğümüz şey tek bir rakam. Hangi ayın primini ödememişiz, o paranın ne kadarı neye dayanıyor gibi detayları da göremiyoruz. Geçenlerde de devlet bu parayı icrayla alacak diye bir haber çıktı. Kısaca tamamen soyut olarak icat edilen bir miktar üstünden haciz kağıdı gelirse yakında kapımıza hiç şaşırmamamız gerekiyormuş.

Bilindiği gibi devlet ortalama bir çalışanın maaşının gayet önemli bir miktarını sigorta sebebiyle cebe atıyor. Bu kadar büyük bir miktarı devlet hüplettiği halde aldığımız sağlık hizmeti içler acısı. Mesela benim 3500 TL brüt ile işe giren bir arkadaşım, 2600 TL civarı bir para alıyor (Biz de böyle işlere burun kıvırıp üç kuruşa üniversitede çalışıyoruz). Yani devlet 900 TL'yi sigorta adına alıyor. Herhangi bir özel sağlık sigortasına ayda 500-1000 TL ödeseniz, krallara layık bir sigortanız oluyordur herhalde. Ama bunda seçim şansınız yok: Çalışansanız mecburen sigortalısınız. Ben brüt maaşımı istiyorum ve sigorta istemiyorum deme şansınız da yok.

Sosyal devlet denilen yapının özeti işte budur. Size bedava sağlık hizmeti sunduğunu iddia ediyorken, sizi gizliden soyup soğana çeviriyordur. Buna layık olduğunu düşünen insanları anlamakta zorlanıyorum.

6 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

onur güngör dedi ki...

Dost acı söyler..

Bu yazdığın yazının bana kalırsa iler tutar hiçbir yanı yok.

Zira, sosyal devlete çatmışsın ama Twitter'da rhythmofpulsar'ın da dediği gibi bu anlattıkların sosyal devlet değil.

Yok eğer sosyal devlet denen şeyi AKP hükümetinin uydurduğunu düşünüyorsan büyük bir yanılgı içerisindesin.

Hatırlıyorum da, bunların bir bakanı bir ara 'türkiye'de hala komünizm var' mealinde bir şey demişti. acaba buna da inanıp, komunizm buysa lanet olsun böyle komünizm mi diyorsun?

Sosyal devlet kavramı üzerinden devlet karşıtlığı yapıyormuş gibi görünen ama altında sosyalizm karşıtlığı olması kuvvetle muhtemel bu yazıyı yazarken fikirlerini oluşturmak için sosyal devlet kavramı ile ilgili hangi kaynaklara başvurduğunu çok merak ediyorum.

Aslında kafama en çok takılan şey, bu yazıyı yazan kişinin hangi siyasi düşünce akımını temel aldığı, daha doğrusu hayat hakkındaki düşüncelerini oluştururken hangi damarlardan beslendiği.

Liberal desen liberal değil, anarşist desen anarşist değil, sosyalist hiç değil. En sıkı tahminim, liberalizmden etkilenmiş bir anarşistle karşı karşıya olduğumuz..

Neyse, daha fazla yazmayayım. Umarım bu eleştiri fazla sert olmamıştır. Gerçi takip ettiğim kadarıyla yazılarında sert bir üslup kullanmaktan çekinmiyorsun, mesela Boğaziçi'ndeki dingillerden bahsetmiştin. Ha sahi kimdi onlar?

https://twitter.com/caratheo/status/283897297581002752

Deniz dedi ki...

Valla benim sert bir uslupla ve elestiriyle bir sorunum yok. Cesitli yazilarda gayet sert yorumlar var. Ama, o yorumlarin da hemen hepsinde oldugu gibi, sert elestiriden kastin, 'bildigin yanlissin cunku boyle degil ama soyle' demekten daha baska bir sey galiba. Zira yorumunun buyuk bir cogunlugu benim niyetimin okunmasi ustune olmus. Bu uslubu biraz taniyorum ve tartismanin faydasi olacagini sanmiyorum. ("Sosyal devlet kavramı üzerinden devlet karşıtlığı yapıyormuş gibi görünen ama altında sosyalizm karşıtlığı olması kuvvetle muhtemel" demissin mesela, kalip fix; tartismayi baslamadan bitiren bu uslup, uslubun 'sertligi' degil). "Hatırlıyorum da, bunların bir bakanı bir ara 'türkiye'de hala komünizm var' mealinde bir şey demişti. acaba buna da inanıp" - yani bu benim tartisamayacagim bir uslup. Ilgili ilgisiz seyleri araya sokup bunlari yaziyorsun, neyi tartisacagiz? Bu sekilde tartismanin sadece vakit kaybi oldugunu cok net tecrubelerle cok onceden gordum ben.

Benim hayat gorusumu irdeleyecegine, sanirim argumanlarini cok kisa ve oz sekilde yazip, yaziyi maymuna cevirebilirdin - benim anladigim o yorumundan. Hala da yapabilirsin ama ben (daha) yanit yazmam, yaziyi okuyan herkes de okur, kararini verir. Sorun yok. Yazmaya degmez diyorsan, boyle bir yoruma da degmezdi zaten.

(Bogazici-dingil meselesine takilmansa ironik. Yok mu? ITU'de de var (yazmisim), her yerde oldugu gibi burada da gayet bol var. Burasi kisisel bir blog, Twitter da kisisel bir alan; insanlarin dingilligini dusunmemde ve yazmamda bir beis yok bence. Hem kimi kastettigimi sandin, belli bir siyasi grubu falan mi? Buna cevap vermek zorunda kalmak bile abes.)

onur güngör dedi ki...

Dingil meselesine biraz daha dikkatli bakmalısın. Anlayan anlamıştır. Yoksa bence de her yerde 'dingil' var. Yeter ki onlardan biri olmayalım..

Onun dışında,

Yorumumda 'niyet okuması'ndan ziyade, olayı neresinden kavradığını anlama çabası var. Biraz provakatif olmaya çalıştım. Sanırım aşırıya kaçtı. Sert dediğim de buydu zaten.

Eğer yanıtlamayacaksan, ben de 'sosyal devlet' denen şeyi bu kadar bilmeyip bu kadar kesin, kesin olduğu kadar da yanlış şeyler söyleyen aşağıdaki paragrafın nasıl yazılabildiğini diğer okuyucuların değerlendirmesine bırakıyorum. Ayrıca, okuyuculara sosyal devletin ne olduğunu anlatıp, onları aptal yerine koymak da istemem.

"Sosyal devlet denilen yapının özeti işte budur. Size bedava sağlık hizmeti sunduğunu iddia ediyorken, sizi gizliden soyup soğana çeviriyordur. Buna layık olduğunu düşünen insanları anlamakta zorlanıyorum."

Ya altına neredeyse Besim Tibuk imzası atsak yeridir..

Deniz dedi ki...

Off topic: Merak etme; ilk seferinde de dingil meselesini anlamamazliktan geldim (iyi ki). Cevap vermiyorum cunku seviyeyi goruyorsun.

Gorusmek uzere.

Not: Bu tip hakaretamiz yorumlari bir daha yayinlayacagimi zannetmiyorum. Bilgin ola.

Hasan Saral dedi ki...

http://blog.milliyet.com.tr/vergi-icin-calismak/Blog/?BlogNo=399761 adresinde biraz farklı bir yöne eğildim kendi çapımda dayatmalardan rahatsız olan biri olarak. sitenizi 1 yıldır severek takip ediyorum. sanırım devlet dediğimiz şey bizim paramızla kurduğumuz fakat kontrolümüzde olmayan birazcık enayi durumuna düştüğümüz bir yapı.

Deniz dedi ki...

Tesekkurler katki icin.

Yorum Gönder