2012/11/29

Doughnut ve Jung

Geçenlerde bizim laboratuarda kız arkadaşım (kendisine şirin diyelim) ve ben saat 10 gibi geç bir saate kalmış, işlerimizi yetiştirmeye çalışıyorduk. şirin o gün birkaç kez canının doughnut çektiğini söylemiş fakat kampüsteki Dunkin's saat 5 gibi kapandığı için almak mümkün olmamıştı. Biz çalışmaya devam ediyorken kapı açıldı ve yan laboratuardan bir arkadaş bize gelip fazladan iki tane doughnut olduğunu söyledi ve bize ikram etti.

Okulda bulunduğum kısa süre içerisinde laba başkasının gelip bir şey ikram ettiğine hiç şahit olmadım. Olsaydım bile saat 10 gibi bir saatte birilerinin bir şey ikram etmesi ve bunun doughnut olması ve 'tesadüfen' şirinin canının da doughnut çekiyor olması bir anda konsantre bir şekilde birleşmişlerdi.

Bu durum nedenselliğe iman etmiş benim gibi bir zihin için bile Jung'un eşzamanlılık (synchronicity) teorisinin hanesine epey bir puan yazdırmış oldu. Daha önce yüklü bir puanı da yine şirinin canı paçanga böreği çekerken, oturduğumuz yerdeki garsonun tamamen bağımsız olarak bize paçanga böreği ikram etmesiyle kazanmıştı zaten.

Gelecek maçlara bakalım.

3 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

ozgurruya dedi ki...

Bugün "O asansöre binmeyelim kalırız." dediğim zaman arkadaşlarımın inanmaması ve bizim de asansörde kalmamız. Genelde "içime doğmuş" diyerek ifade ettimiz bir durum. Bu da bir nedensellik gibi geldi bana.

Deniz dedi ki...

işte nasıl bir nedensellik olabileceğini düşünmek lazım.

Neşeli Beyin dedi ki...

Malum, bu gibi durumların halk arasındaki daha basit açıklamaları da mevcuttur. Örnekse, "Keşke başka birşey dileseymişin" ya da "hadi, kaynanan seviyormuş" gibi :)

Halkımız araması gereken yerde aramadığı nedenselliği, böyle durumlarda hiç aklına getirmez bile.

Yorum Gönder