2012/02/25

Evde Eğitim

"Evde eğitim" başlığına bakıp, bütün dünyada tek tip bir sisteminin olduğu zannedilmesin. Şu anda onlarca ülkede uygulanan bu model, uygulandığı her ülkede (hatta eyalet sistemi söz konusu ise her eyalette) kendine özgü farklılıklar taşıyor. Örneğin bazı ülkelerde devlet velinin çocuğuna belli bir müfredat uygulamasını zorunlu kılıyor. Bazı ülkelerde ise veliler müfredat konusunda tamamen serbest bırakılıyor. 
Bazı yerlerde (mesela Fransa'da) bakanlık evde eğitilen çocukları yılda bir kere denetliyor. Çocukların gelişim grafiğine, özellikle de bir yıl önceki durumuna göre gösterdiği gelişmenin yeterli olup olmadığına bakılıyor. Eğer çocuğun yeterli gelişimi gösteremediği görülürse tedbirler alınması gündeme geliyor. Rusya'da (ki 1994'ten beri evde eğitilen çocukların sayısı üçe katlanmış durumda ve şu anda yaklaşık bir milyon evde eğitilen çocuk var) devletin evde eğitimle ilgilenen özel bir kurumu var. Aileler bu kurumdan her türlü eğitim materyali ve öğretmen desteği talep edebiliyorlar. Ayrıca devlet bu ailelere, kendi okullarındaki öğrencilere yaptığı ortalama yıllık harcama kadar miktarda para ödemesi yapıyor. 
Evde eğitimi okulla birleştiren sistemler olduğu gibi okuldan tamamen koparan sistemler de var. ABD'nin birçok eyaletinde, devlet okulları bütün imkânlarını evde eğitim yapan çocuklara açmak zorunda. Çocuk evde eğitim gördüğü halde, bölgesinde bulunan devlet okulunun istediği her faaliyetine katılabiliyor. Okul korosuna girebiliyor, okul takımında oynayabiliyor, sanat dersleri alabiliyor, çeşitli atölyelerinden yararlanabiliyor. 
Evde eğitim yapılırken benimsenen eğitim felsefesi, kullanılan yöntemler, teknikler ve kullanılan eğitim malzemesi de ailenin seçimine bağlı olarak birbirinden çok farklılık gösteriyor. Birden fazla yöntemi bir arada kullananlar oldukça yaygın. Bazen aile, çocuk için en iyi yöntemi buluncaya kadar birkaçını bir arada kullanıyor. 
Yapılan araştırmalar ABD'de evde eğitim gören çocukların yaklaşık yarısının, bir home schooling kurumu tarafından geliştirilmiş eğitim malzemelerini ve müfredat paketlerini kullandığını ortaya koyuyor. Önemli bir kesim bölgelerindeki okulların müfredatını izliyor. Uzaktan eğitim alanlar, internetten yararlananlar da az değil. Evde eğitimi seçen aileler oldukça örgütlenmiş durumda. Aynı çevrede yaşayan aileler aralarında birleşip dernek tipi kuruluşlar oluşturuyorlar. Genellikle haftada bir çocukları bir araya getirip ancak grup halinde yapılabilecek çalışmaları yapıyorlar. (Çeşitli sanat projeleri, tartışmalar, bilimsel deneyler vb.) 
ABD'de yapılan bir araştırmada ailelere neden evde eğitimi tercih ettikleri sorulmuş. 
Cevaplar tasnif edildiğinde, en önde gelen sebebin "çocuğa daha iyi bir eğitim verme isteği" olduğu görülüyor. Bunu, dini sebepler, okulları yeteri kadar güvenli bulmama, uyuşturucu ve şiddet korkusu, çocuğa daha iyi bir kişilik kazandırma, okula ulaşım zorluğu (kırsal bölgede yaşayanlar için) çocuğun özel ilgiye ihtiyaç göstermesi, işi nedeniyle ailenin sürekli yer değiştirmesi gibi nedenler takip ediyor. 
Gallup'un yaptığı bir araştırmaya göre son yirmi yılda Amerikan halkının evde eğitim meselesine bakışında ciddi değişiklik olmuş. 1980'li yıllarda Amerikalılar'ın yüzde 73'ü homeschooling'e olumsuz bakarken 2001'de bu oran yüzde 54'e düşmüş durumda. 
Peki bu çocuklar üniversite yaşına gelince ne oluyor? 
Tıpkı diğer çocuklar gibi onlar da üniversite giriş sınavına (ABD'de SAT denilen sınav) giriyor ve kabul edildikleri okula yerleşiyorlar. Evde eğitim gören gençler bu testlerde genel başarı ortalamasının altında kalmıyorlar. Hatta son bulgular evde eğitilenlerin ACT ve SAT testlerinde ulusal ortalamanın üstüne çıktığını ortaya koyuyor. 
Ve son bir nokta: ABD Ulusal Evde Eğitim Araştırma Enstitüsü'nün evde eğitim görmüş ve şu anda yetişkin olan 7300 kişi üzerinde yaptığı araştırma, evde eğitim görenlerin sosyalleşme becerileri konusunda toplumun genel ortalamasından iyi durumda olduklarını ortaya koyuyor. Söz konusu 7300 kişinin yüzde 58.9'u kendisini "çok mutlu" olarak tanımlıyor. Ülke genelinde aynı soruyu "çok mutluyum" diye cevaplayanların oranı ise yüzde 27.6.

6 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

s. dedi ki...

İnanılmaz güzel. Hep istediğim şey. Yukarıda yazılı olanların yanı sıra (eğitim şeklini seçme, okuldaki sosyal çalışmalara katılabilme, ailelerin yaptıkları vs vs)şu "güven" konusu beni hep düşündürmüştür. Okulda yaşanılan bir yığın travma da sona erer bu şekilde (kendi ülkemi düşününce hani). Çocukların okul heyecanı, fobik hale gelen kaçınmaları ne bileyim, bir yığın şey işte...

Deniz dedi ki...

Evet, hele ki cocuklarin torpulenen, yok edilen merak duygulari... Montessori tipi egitimi de goz onune alinca, ne kadar korkunc bir sistemden gectik, insan dusunmeden edemiyor.

Zell dedi ki...

Toplumun dahi iyi, adil ve yaşanası bir yer olması için uğraş var mı?
Çocuklar ebeveynlerinin mülkü olduğu için onlar gibi olmalılar, öyle mi?

Deniz dedi ki...

"Toplumun dahi iyi, adil ve yaşanası bir yer olması" devletin gorevi degil. Hicbir devlet mumkunse bu misyonu ustune alinip, plan proje gelistirmesin 'genel egitim' gibi. Ayrica hangi 'genel egitim' buna imkan vermis, onu da merak ediyorum. Benim gordugum en yasanasi toplumlar, devletin halka en az mudahale ettigi yerler.

nes dedi ki...

Evde eğitim her çocuğun en büyük özgürlüğüdür. Daha 3 yaşından itibaren başlayan kreş, anaokulu vs. maratonları çocukların yaşam zevkini katlediyor. Daha doğduğu andan itibaren elinden tüm özgürlüğü alınan insanlarız hepimiz aslında. Toplum denen tuzak hepimizin içindeki potansiyeli öldürüyor.

Evde eğitime gelmeden önce toplumda değiştirilmesi gereken tonlarca şey var tabii. Şimdi biz türk halkına evde eğitimi önersek, onunla nasıl başa çıkacaklarını bilemeyebilirler. Nitekim tek otorite okul değil ne yazık ki. Otoritelerle örülmüş bir ağın içinde hapsoluyor çoğu çocuk.

Deniz dedi ki...

@nes, fakat okul + ev işi daha kötüye götürüyor gibi geliyor bana. ben zaten "kayıtsız şartsız" evde eğitim taraftarı değilim - elbette ki "iyi eğitim" denilen şeye inanıyorum. fakat pratikteki durum, eğitimi bir ilerleme aracından çok, gerileme aracına çevirmiş durumda. bir de, zaten, tercih şansı olabilmeli diyoruz - bunun "önü açılmalı". çocuğunu okula göndermek isteyen yine göndersin, istemeyen göndermesin; kaldı ki "tek tip" okul uygulaması da son bulmalı, müfredat çeşitliliği olmalı, farklı yeteneklere sahip çocukların yetiştirilebileceği okullar olmalı vs. vs. yapılacak tonla şey var...

Yorum Gönder