[Y]eniden insaci bakis acisindan tarihsel olgular yorumdan ve deger yargilarindan bagimsiz olarak, "orada", disimizda kesfedilmek uzere durmaktadirlar. Bunlarin biraraya gelmesi tarihcinin dogru sorular sormasina ve anlamli bir tarihsel aciklamanin uretilmesine vesile olur. Dolayisiyla karsimizda bakan kisiye gore degisen goreli bir gecmis bulunmaz. Gecmis tek ve sabittir. Eger tarihci notr bir sekilde bu gecmise yaklasacak olursa, uretecegi tarih de "dogru" olacak; gecmisi yasandigi bicimiyle yeniden insa edecektir.
Yeniden insaci yaklasim acisindan degisimin oznesi, kacinilmaz olarak tekil tarihsel olgularin icinde aranacaktir. Bunlar bazen bir kralin iradesi, baska bir zaman da bir savasin belirli bir sekilde sonuclanmasi olarak ortaya cikabilir. Ama degisimin olup olmamasi, yonu ve miktari daima onemli bir veya birkac olayla aciklanabilir. Boylece ortaya "iradi" bir tarih anlayisi cikar: Tarihsel olgularin temelinde insanlarin yanilgilari veya basiretleri aranir.
Son yillarda yasanan tartismalarin sonucu olarak bugun yeniden insa yaklasimini bu denli kati bir bicimde savunan tarihcilerin sayisi epeyce azalmistir. Artik tarihcinin onyargisiz bir sekilde gecmise bakmasinin olanakli olmadigi, olgularin ancak kafamizda daha onceden sekillenmis sorular isiginda birer "tarihsel olgu" olarak deger kazandigini hemen herkes kabul etmektedir. Ne var ki bu sinirlamalar, gecmisin bizim disimizda bilinebilir bir gerceklik alani olarak var oldugu varsayimini kiramamistir. Yeniden insaci tarihciler icin, her ne kadar bir tarihcinin olgular karsisinda tamamen notr olmasi mumkun olmasa da; kendini bilen bir tarihci, bu sinirlamayi mumkun oldugunca asacak ve gecmisi yasanana yakin bir bicimde ortaya koyabilecektir.
Yeniden insaci yaklasimin ampirizmine ve pozitivizmine karsi yukselen modern tepkiler, tarihcinin islevinin bir "yeniden" insa degil, ancak bir insa olabilecegini ortaya atmistir. Diger bir deyisle tarih, eldeki olgulardan hareketle gecmisi aynen yasandigi gibi yeniden urettigini iddia edemez; cunku bu olgulari secen, onlari onem sirasina gore dizen kendisidir. Dolayisiyla tarihci onundeki olgulari ister istemez bir model icinde ele alir. Bunun anlami, daha olgulara yonelmeden once tarihcinin kafasinda bir aciklayici kuramin bulundugudur. Aksi halde hicbir olgu kumesi aciklayicilik ozelligine sahip olamaz.
Bati'yi Anlamak: Zihniyet, Degisim ve Kriz. Etyen Mahcupyan. sf. 69-70.
2 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:
çok güzel!!
Bence de. :)
Yorum Gönder