2011/09/15

İlginç Tipler (2): Okumayanlar ve Susmayanlar

Bir insanın, bir konu hakkında bilgisinin olmaması veya büyük ölçüde eksik / yanlış bilgisinin olması, belki 10 yıl önce mazur görülebilirdi. Internetin yaygın olmadığı bir ortamda, insan tek taraflı bilgi kaynaklarına yoğunlukla maruz kalabilir, özellikle de okulda verilen bilgi sınırlarının dışına çıkmayı kolay kolay başaramayabilirdi. Fakat bugün, her görüşün, her fikrin internet üzerinde rahatça ifade bulabildiği bir dönemdeyiz. Türkiye düşünce arenasında en radikal fikirlere bile internet aracılığıyla ulaşılabiliyor. Ulaşılamıyorsa da, bu fiziki engellerden dolayı değil, bu görüşü doğru dürüst tanıtacak bir web sitesi olmamasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla bir konu hakkında iddialı düşünceler dile getiren bir insan, bu düşünceyi kıyasıya eleştiren görüşlere bir tıkla ulaşabiliyor. İnsanlar çoğu zaman 'karşıt' görüşteki insanların adını dahi biliyorlar yani aslında kimsenin 'karşıt görüş var mı' diye arama yapmasına dahi gerek yok...

Fakat buna rağmen, bazı tartışmalarda oldukça iddialı tipler, internet üzerinde görüşlerine onca karşı-argüman varken, bunların tekini bile okumamış oluyorlar. Yahut, kaynakları belli olmayan spekülatif yazıların dolu olduğu sitelerden argüman alıp getiriyorlar. Kitap okumak zaten hak getire... Bence, bir insan bir konuda iddialı bir pozisyon almadan önce, o pozisyona itiraz getiren önemli pozisyonların argümanlarını incelemiş olmalı. Eğer böyle bir eksikliği mevcutsa da, makul olan, insanın bu eksiği kapatmadan kendinden oldukça emin ve ukalaca bir duruş sergilememesi...

Ama bunu belirtmek bile, bu kişiler tarafından 'düşünce özgürlüğüne set çekmek' olarak nitelendiriliyor. Evet, tartıştığı alanın sınırlarından, temel pozisyonlarından dahi haberi olmayan bir insanın, bir - iki tane kitaptan veya birkaç internet sitesinden getirdiği argümanlar değerli sayılamaz. Bu insanlar bunu pek algılamasa da, bilmeden konuşmak gerçekten sadece komik bir durum.

Bu ilginç tiplerin diğer karakteristik özelliği, ilk tartışmanızda kendi düşüncelerinizi oluşturduğunuz kaynakları bu insanlara aktarsanız bile, bunları hiçbir zaman okumayacak olmaları... Diğer bir deyişle, siz bu kişilerin bilimsel açıdan tartışılabilir argümanlarına, bilimsel çalışmaları referans göstererek karşı çıkıyor olsanız dahi, bu kişiler bu çalışmaları hiçbir zaman okumazlar. Böyle bir okuma yapmamalarına rağmen, tekrar aynı konuyla ilgili tartışma açıldığında, aynı kendinden emin ve ukala duruşu sergilemeye devam ederler...

Üniversite ortamında böyle insanların epey fazla olması, ülkenin ne talihsiz bir durum içerisinde olduğunu göstermeye yetiyor da artıyor bile. Daha ilginç olan şey ise, bu ilginç insanların genelde ülkenin gidişatından büyük bir endişe duyuyor olmaları. Halbuki ufak bir tefekkür ile, bu gidişatın temel aktörlerinden biri oldukları akıllarına gelebilir belki...

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder