2011/08/19

Nevroz [Oysal]

İnsanın ne olması gerektiği ile ilgili birtakım kuramlar var. Nevroz bireyin bu kuramlardan sapması mıdır? Hayır, nevroz, May’e göre, bireyin kendi merkezini, kendi varoluşunu korumak için kullandığı yöntemden başka bir şey değildir. Semptomları da, varoluşunun merkeziliğini tehditlerden korumak amacıyla, dünyanın sınırlarını gerektiğince büzmek için kullandığı yollardır; ancak bu şekilde geriye kalan dünya parçası kendi güçlerince yaşanmak için yetmektedir. Nevrotiğin otomatik bir iyileşmeyi istediği söylenemez; varoluşundaki diğer koşullar ve dünyasıyla ilişkisi değişene kadar kendi nevrozunu bırakmak istemeyecektir. Bu gerçek, nevrozun bir uyum başarısızlığı olarak görülmesini hemen ortadan kaldıracaktır. Nevroz aslında uyum başarısızlığının tam tersidir de; nevroz bir uyum yöntemidir; sorun bu yöntemin çok başarılı olmasındadır; nevroz eksiltilmiş bir dünyaya uymanın bir yoludur. Nevroz, içinde bireyin yaratıcı gizilgücünün saklı olduğu yaratıcı bir etkinliktir, ancak bu yaratıcı gizilgücün şu ya da bu şekilde, bireyin sorunlarının üstesinden gelme süreci içinde yaşamın yapıcı yanına kaydırılması gerekir. Nevroz bir dünyaya uyum sağlamanın yaratıcı bir yoludur, psikoterapinin amacı nevrozun içindeki yapıcı gizilgüçleri ortaya çıkarmaktır1.

Burada tarif edildiği haliyle, nevroz bir rasyonalizasyon çeşidi gibi görünüyor. Böyle olması da çok garip değil. Gerçi, neyin nevroz, neyin normal olduğu konusunda bir konsensüs yok. Yani, hangi düşüncelerimizin “normalden sapma”, hangisinin “normal” olduğu büyük ölçüde belirsiz.

Fakat hepimiz az veya çok bir rasyonalizasyon yapıyoruz. Dolayısıyla, hepimiz dünyayı kendi nevrozlarımız içerisinden görüyoruz. Bazı şeyleri kabul etmiyorsak, edemiyorsak; onları rasyonalize ediyoruz. Mesela, bir yerde birileri haksızlığa uğruyorsa ve bunu açıkça görüyor ama müdahale etmiyorsak, ‘onların hakettiği’ şeklinde bir rasyonalizasyon yapıyoruz. Çünkü başkasını vicdanımıza yediremiyoruz.

Bu açıdan bakıldığında, geniş anlamda ideolojiler dahi, belki, nevrozlar olarak görülebilir. İnsanların kendilerini ait hissettikleri ideolojilerin, sadece okuyup – anlama işi olduğunu düşünmüyorum. Bence dünyaya bakışımız ve dahi ideolojik görüşlerimiz bile, kişisel nevrozlarımızın hayata yansıması sadece…

1. Yaratma Cesareti, Rollo May, Sunuş Bölümü. Sunuşu yazan: Alper Oysal

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder