2011/08/17

Gelecek [Oysal]

Varoluşçu terapistlerin ayırt edici özelliklerinden biri de gelecek üzerinde önemle durmalarıdır. Zamanı psikolojik görüntünün merkezine oturttuktan sonra, geleceğin, şimdi ve geçmişin tersine insanlar için baskın zaman modeli olduğunu savlarlar. Bu savın anlamı geçmişi ve şimdiyi silmek değildir, geçmişi bilebilmenin yolu yaşayan bir insanı, şu özel an içinde, bir geleceğe doğru kendini tasarlayışı içinde görebilmektir. Kişilik, ancak geleceğe ilerleyen izin üzerinde görülebilirse anlaşılabilir; bir insan kendini, ancak bir şekilde geleceğe doğru uzatabildiğinde anlayabilir. Eugen Minkowski'ye göre, geleceği kavrayamamak ve gelecekte yaşayamamak, psikolojik sağlıksızlığın birçok biçiminin ve depresyonların ana koşuludur. Bu söylendiğinde, kişinin daimi bir oluşma süreci olduğu, varoluşunun hep geleceğe taştığı, gelecekten fışkırdığı söylenmiş oluyor. Geçmiş anıların art arda toplanı birleştirilmeye kalkılması birçok terapisti çıkmaza sokar, çünkü bu anıların hatırlanabilmesi hastanın kendini geleceğe doğru yönlendirebilme yetisinin gelişmesine bağlıdır. Hasta kendisi için en önem taşıyan ve anlam odağı olan geçmiş deneyimlerini ancak bu anıların temelinde geleceğe doğru bir yönelim yaratabildiğinde hatırlamaya ve tekrar-yaşamaya izin verebilecektir. Bu açıdan bakıldığında, geçmişin hatırlanması geleceğe ilişkin kararlarımıza bağlıdır. Anılar konusunda söylenen, kavrama ve bilgi konusunda da söylenebilir: karar, bilgi ve kavramadan önce gelir. Bir kavrama öyle kendiliğinden fırlayıp gelmez, ancak hasta bu kavrama ile bir dünyada yaşamak için gerekli kararları verdiğinde ortaya çıkar.
Yaratma Cesareti, Rollo May, Sunuş Bölümü. Sunuşu yazan: Alper Oysal

Bu bakış bana iki yıl önce bloga aldığım şu alıntıyı hatırlattı. Hafızamızın bizi nasıl manipüle ettiğini bilmiyoruz ve kestiremiyoruz da. Bu noktada, yine hafıza ile ilgili sorgulama olarak görülebilecek ünlü bir film olan Memento'ya da referans verilebilir. Hafızamızın bize getirdiği şeyler kadar düşünsel dünyamızı oluşturabiliyoruz. Dolayısıyla, alıntıdaki soru sorulabilir: "Aslında biz kimiz?"

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder