2011/04/17

Fotografik Hafıza

Yıllardan çok önceki bir yıl, lisedeyken, bir hızlı okuma kursuna gitmiştim. Okuldan bir arkadaşım ve aile aracılığıyla tanıdığım 1-2 kişi daha vardı sınıfta. Neyse, Pazartesi-Salı ve Perşembe-Cuma şeklinde hızlandırılmış bir şekildeydi kurs. Ben hızımı dramatik olarak artıramasam da, epey hızlanan ve buna rağmen okuduğu metinlerden sonra yapılan testlerde yüksek puanlar alan çocuklar da vardı. Kursun son günü, hoca "fotografik hafıza kursu"nu tanıtmak istedi. Çünkü aynı kurs merkezinde ayrıca bu kurs da aynı hoca tarafından veriliyordu. Ben de o yıllarda aynı şeyleri tekrar tekrar okumanın ve özellikle de lisede verilen sıkıcı derslerin vakit almasının bir saçmalık olduğunu düşünmüş ve bu hafıza işine merak salmıştım. Her gencin bilinçaltına nüfuz eden, Melik Duyar setlerini satın almış ve oradaki alıştırmaları yapmıştım. Genelde alay konusu olsa da (ve ek olarak setler çok kötü hazırlanmış olsalar da) bence doğru dürüst uygulandığında işe yarayabilecek şeylerdi.

Her neyse, hoca bu kursu tanıtmak adına bir deney yapacağını söyledi. Şöyle ki, insanlar ortaklaşa 30 tane atasözü söyleyeceklerdi. Bu atasözleri 1'den 30'a kadar numaralandırılacaktı, birisi tahtaya bunları yazacaktı. Hoca, tahtaya arkası dönük vaziyette duracak ve bu atasözlerini hafızasına alacaktı. Sonra 1'den 30'a veya tersine doğru sayacak yahut herhangi bir numara söylendiğinde o numaraya karşılık gelen atasözünü şıp diye söyleyecekti. Bu tip şeyler için düşünülmüş özel taktiklerle daha önce karşılaşmış biri olarak içimden "bunu neden büyük bir şeymiş gibi sunacak ki" falan derken hoca birden (belki de büyük bir hata yaparak) "bunu yapabileceğini iddia eden var mı" deyiverdi. Ben de hemen parmak kaldırdım (durur muyum?). Dolayısıyla artık tahtanın önünde iki kişiydik. İnsanlar atasözlerini söylüyor, biz de tamam dedikten sonra yeni bir atasözü söyleniyor, bu böyle 30'a kadar gidiyordu. Sonra iki kişi olduğumuzdan sırayla saymaya başladık. Bir o, bir ben söylüyordum. Böyle 30'a kadar, karşılıklı 1 veya 2 hatayla gittik. Sonra insanlar karışık sordular. Oradaki performansımız da hemen hemen aynıydı.

İnsanlar tabii dünyanın en önemli işini yapmışım gibi sürekli "bunun yolu ne" dediler. Gelip benden Melik Duyar'ın setinin fotokopisini çektirenler falan da oldu. Halbuki bu gösteri, bir tekniğe tam anlamıyla özel hazırlanmış bir şeydi. Hani bilimsel çalışmalar olur, metodlar geliştirilir ve tam o metoda uygun müthiş sonuç veren deneyler yapılır ya, bu da öyle... Yaptığınız şu: Önceden 30 - 50 veya istediğiniz kadar kelime ezberliyor ve bunları sayılarla eşleştiriyorsunuz. Mesela şimdi aklımda yok ama diyelim 17 sayısının kelimesi TAKA idi. Bu kelimeler de gelişigüzel değil, fonetik alfabeyle oluşturuluyordu yanılmıyorsam. Mesela hala hatırlarım, TAKA kelimesine karşılık düşen atasözü "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" idi. Çünkü bu atasözü söylendiğinde, doğru söylediği için dokuz köyden kovulan ve takasıyla bu köyler arasında dolaşan bir denizci hayal etmiştim. İşte bu tip taklalar açıp, her kelimeyi size verilen şeylerle eşleştirdiğinizde bunları sırayla ve ters sırayla hatırlamak veya 23. sıradakini hatırlamak hiç de zor bir şey değil.

O zamandan aklımda kalan tek şey, kelimeler ve "şey"ler ne kadar saçma bağlantılarla eşlendirilirse o kadar akılda kalıyordu. Mesela sanırım 2 sayısının kelimesi TIĞ idi. TIĞ kelimesine karşılık düşen atasözü ise "Ağaç yaşken eğilir" idi. Ben bunun için de eğilen bir TIĞ AĞACI hayal etmiştim.

İnsan beyni enteresan...

6 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

s. dedi ki...

Deniyim diycem ama benim bu "dory" hafızayla ne kadar mümkün olur bilemedim şimdi ;)

Deniz dedi ki...

kelimeleri ezberleyince epey mümkün olur aslında. sözel derslerde acayip işime yarardı bu teknik. hocanın soracağı diyelim ki alternatif 5 soru için, tam 'feature point'leri böyle ezberler, sonra sınavda bire bin katarak yazardım.

Selçuk dedi ki...

Melik Duyar ve Mega Hafıza. :) Bir jenerasyonu şaşırttı basit teknikleriyle.

Hala aklımda kalan İngilizce kelime ezberleme yöntemlerinden: İri Ted, hapishanede koğuş arkadaşını sinir ediyordu. (irritate)

Deniz dedi ki...

dançın (dungeon) ve poster iti (posterity) de unutulmazlar arasındadır. :)

1iyokmu? dedi ki...

Sözel derslerde tamam da matematik dersinde yararını göremedim henüz..

Deniz dedi ki...

matematik derslerinde fayda sağlayacağını sanmam zaten.

Yorum Gönder