2011/04/27

Doğrulamada Taraflılık

İnsan, belli bir şeye, belli bir sebepten inandığı takdirde, benim doğrulamada taraflılık dediğim bir hastalığa yakalanıyor bence. Mesela bir sosyalist, çevresinde hep 'sosyalizm' geldiği takdirde düzelebilecek sorunları görüyor (ve kendi paradigmasını doğruluyorken), bir liberal sürekli devletçilikten kaynaklı problemleri görüyor. Fakat bir sosyalist, devletçilikten kaynaklanan problemlere o kadar da dikkat etmiyorken, bir liberal de tersini yapmıyor. Böylece gün içinde insanlar zihinlerinde kendi inandıkları paradigmayı habire pekiştiriyor. Sonra da karşıt fikirli birileriyle karşılaştıklarında "nasıl olur da bir insan böyle düşünebilir" gibi cümleleri kurmak çok da zor olmuyor haliyle.

Bunu sadece siyasetle falan sınırlamamak lazım. Günlük yaşamımızı inançlar üzerine kuruyoruz. Aşk ilişkilerinden, iş ilişkilerine kadar her şeyi karşımızdakilere atfettiğimiz önyargılara göre şekillendiriyoruz. Sözgelimi, bir erkek bir kadın hakkında ne çeşit önyargılara sahipse, sürekli o önyargıları doğrulayan olaylara dikkat ediyor ve içinden "evet işte kadınlar gerçekten de böyle" diyip duruyor. Tersine bir örnekle karşılaştığında, "ya tersine örnekler de çok fazlaymış" düşüncesi aklından pek geçmiyor. Bu tarz genellemeler bir süre sonra karşısındakine de farklı davranmasına yol açıyor hatta belki kehanetin kendini gerçekleştirmesine bile yol açıyor.

Buradaki durumun bir istatistiksel anlamlılık problemine karşı düştüğü düşünülebilir bence. Bir insan doğru olduğunu ispatlayamadığı bir şeye inanacaksa dahi, o inancın gerektirdiği sonuçların anlamlı bir örüntü izliyor olması gerekir.

Tabii bunu böyle demekle bütün problemler bitiyor mu, hayır. Bu işe asgari derecede dikkat etseniz dahi, ilişkileriniz zerre düzelmeyebilir. Çünkü çevremizdeki tonla insan, ısrarla bunu böyle yapmaya devam edecek.

3 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

1i yok mu? dedi ki...

İşte insanlarımız biraz daha fazla okumayı, araştırmayı, at gözlüklerini atabilmeyi kazanabilseler belki o zaman "Bu insan nasıl oluyor da düşünebilir?" demez.

Deniz dedi ki...

okumak da çare değil. burada bence sadece amaç önemli. çok fazla okumayan bir insan da, "anlama" amacını güttüğü sürece yukarıdaki şekilden farklı prosesler işletebilir zihninde. yeter ki istek olsun :)

1i yok mu? dedi ki...

Kesinlikle.. İStediğiniz kadar okusun, ya da istediğiniz kadar bilgi aktarın karşınızdakine. eğer o kişi kulaklarını kapatmışsa (bir önceki yorumumdaki gibi at gözlüklerini atmamışsa) sen daha çook uğraşırsın..

Yorum Gönder