2010/01/02

Sistemin Çarpıklığı

Bir sosyolojik yapinin bir yerinde curuk varsa, o curuk diger bolmelerden bagimsiz olamaz. Diger bir deyisle mesela toplumun sadece bir kesimi dolandirici olamaz. Eger dolandiricilik yayginsa, dolandiricilik bilesik kaplar teorisinin soyledigi gibi o toplumun karakteridir – ki o olaylar yasanir. Mesela bir ulkede, bir sistemde yenilmesi imkansiz carpikliklar mevcutsa; buyuk ihtimalle o ulkedeki tum sistemler carpiktir. Devlet dairesinde yasanan karmasa, bir sinifta yasananla gobekten baglantilidir. Sinifta sizi gerekli gereksiz azarlamayi kendine gorev bilmis ogretmenle, sokakta vatandas azarlayan polisle, televizyondan siyasetciye, akademisyene ve gazeteciye firca atan asker ayni noktanin etrafinda olusmuslardir.

Curumuslugu farkedenler, onunla mucadele ederler. Etmeliler. Ancak sistem guzel olani degil, curuk olani normallestirdiginde; akillica dusunmeyi degil, aptalca dusunmeyi, kovmayi, dusunmemeyi bir standart haline getirdiginde artik yapacak isler cok zorlasir. Her tarafta “Dusunme, hayati yasa” gibi cumleler gormeye basladigimizda, okumak zor ve yorucu bir is haline geldiginde, kokusmus sirketler “Don’t think too much, just act” gibi sloganlarla insanlarin en aciz ve alcak hallerine hitap etmeye calistiklarinda; yapacak pek bir sey yoktur. Bu dusunce sistemi hakim zihniyet hale getirildiginde, sorgulamayan topluma “Sorgula” demenin manasi yoktur.

Haliyle, evet, bir hoca bir konu hakkinda 3-4 sayfa yazi yazdirmayi, gereksiz raporlar istemeyi, ezbere sorularla ders gecirmeyi faydali seyler zannettiginde; bu surecte hicbir sey ogrenmeyen ogrencinin bu olayi sorgulamasi imkansizdir. Bu tamamen amaca yonelik dusunceyle, en basit anlamda bir kimlik bilgisiyle mumkundur – ki curutulen budur. Ogrenci eger bir kez olsun durup, bu egitimle nereye gittigini ve gidebilecegini sormuyorsa, ona anlatmanin ve ogretmenin de geregi yoktur; merakli degildir cunku. Ne bu curumuslukten cikan ve aslinda bilimle uzaktan yakindan alakasi olmayan onlarca true believer akademisyenin ne de bu sacmaliklari farkedemeyecek kadar hayatini sorgusuz sualsiz yasayan ve okulunun adini gogsunu gere gere zikreden ogrencilerin bir sucu yoktur. Koskoca bir kabin icindeyken, kokusmuslugun ve curumuslugun yayilmasi difuzyon teorisinin bir geregidir. Ki doga yasalari, ne yazik ki, en acimasiz sekilde -sadece- islemektedir.

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder