2010/09/29

Şiddetin Antropolojisi

J.G.: [...] Şempanzelerin şiddeti, şiddetçil çeteler arasındaki savaşa çok benzer; her ikisinde de bölge, mülk ve dişiler için savaşılır. Şempanze saldırganlığında gördüğümüz bağlam insanlarda da var. Bizde de saldırganlık yaratıyor. Ama işin içine para girip politik bir ağ örüldüğünde, bizim açımızdan durum farklılaşıyor. Şempanzelerin dili yeteri kadar gelişkin değil. Bir şempanze ve bir insan, kurbanlarına aynı saldırganlığı gösterebilirler, ama insanlardaki saldırganlığın daha kötü olduğuna inanıyorum, çünkü temelde, yaptığımız şeyin nihayet fiziksel ve zihinsel bir şiddet mağduru yaratabileceğini biliyoruz. İnsanlar kötülük yapabiliyor, hakiki ve kasti hunharlık yapabiliyor, şempanzelerse o anda olup bitene tepki verirler. Birkaç haftalık planlar yapmazlar. Kimsenin parmağını bükmek veya ırzına geçmek için ya da kimseyi dövmek için plan yapmazlar. Böyle ilerisini düşünmezler.

E.P.: Şiddetçil çetelerden söz ettin ve onları "sahte-türleşme" dediğin şeyle ilişkilendiriyorsun. Bölgeyi ayırıp bölen bu şempanzeler bir çeşit yeni tür mü oluyorlar?

J.G.: Düşman başka bir tür olarak kategorize edilince, o düşmana kendi topluluğumuzda asla yapmayacağımız şeyler yapıyoruz. Şempanzeler diğer grupların üyelerine saldırdıklarında, iri yırtıcılara saldırırkenki aynı davranışı sergiliyorlar. Kendi grup üyeleriyle kavgalarda böyle bir şiddet sergilemiyorlar.
Hayat Kitabı, sf. 41, NTV Yayınları.

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder