2010/06/20

Modernizmin Kalbi

Modernizmin kalbi, ölçüdür. Modernist sistem, insanı ölçebileceğine inanır. Çünkü bu sistemin epistemolojik temeli, "bilimsel" bir gerçeğin varolduğu varsayımıyla şekillenir. Böylece her şey ve herkes "bilimsel" olarak değerlendirilebilecektir. Bu önkabulden hareketle, yeterli ölçü mekanizmaları icat edildiğinde insanlar ölçülebilecektir...

Böylece birileri ortaya "ölçü" mekanizması çıkarmıştır. İşin garibi bu ölçü mekanizması, çok kısa zaman içerisinde kültleşmiştir ve "insanın ölçülebileceği" önkabulü altında olsa bile, bunun hal-i hazırdaki sistem ile ne kadar başarılabildiği boşverilmiş ve mekanizma sorgulanamaz hale gelmiştir. Amaç bellidir: İnsanlar çeşitli ölçü araçlarıyla "bilimsel" düzlemde tekrar ifade edilirler. Yani kazandığı para miktarı, notları, iq seviyeleri, dil puanları, makale sayıları, kitap sayıları, ödül sayıları gibi bir ton "ölçü" ile analiz edilir ve sınıflandırılırlar. Bu sınıflandırmanın "bilimsel" olduğu kabul edilir. Bu dünyadaki pozitivist yahut antipozitivist temellere sahip dünya görüşlerine sahip insanlar da, fark gözetmeden, bu ölçü mekanizmalarına "inanırlar". O yüzden zengin, okullarda müthiş başarı göstermiş, birincilik ödüllerini toplamış, makalelerine aldığı atıf sayısı yüksek insanlar "sorgulanamaz" hale gelirler. Çünkü onlar "bilimsel" olarak başarılı olduğu ispatlanmış kişilerdir.

Halbuki bu sistemin temel varsayımı çürüktür. İnsanı sağlıklı bir şekilde ölçebilmek mümkün değildir. "Kimin başarılı yahut başarısız olduğuna hükmedebilme" varsayımı akıl dışı bir varsayımdır. İnsanları tamamen eşit koşullarda, eşit bir düzleme aktarmak mümkün değildir. Böyle olduğu için, her türlü ölçü mekanizması, insanların uyması gereken belli kalıpları dayatması itibariyle tektipleştiricidir. Yani tüm bu sistem insanı "bilimsel" olduğu varsayılan tek bir yaşam tarzına iter...

Bu yüzden farklı aidiyetlere ve farklı düşünce sistemlerine sahip insanların dışlanması bu sistemin otomatiğidir. Eğer bilimi veya mühendisliği "sistemin istediği şekilde" yapmıyorsanız, "ölçü" mekanizmalarını aşamaz ve "başarısız" addedilmeye mahkum olursunuz. Aynı şekilde eğer işinizi "sisteme" uygun yürütmüyorsanız, batar ve başarısız addedilirsiniz. Çünkü bu ölçü ve başarı tanımı altında, hem farklı kalmak hem de başarılı olmak pek de mümkün olabilen bir şey değildir. İşte modernizmin tüm sorunu da budur...

Bu sebeple, modernite - postmodernite kapışmasının iyice su yüzüne çıktığı şu zamanlarda, bazı safları tutmak önemli. Eğer insanı ölçüp sınıflandırabileceğine inanan, "bilimsel" olma iddiasında olmasına rağmen epistemolojik temeli tam bir hurafeye dayanan, herkesi "aynı" olmaya iten ve "modernlik" adı altında gericiliğin hasını bize giydirmeye çalışan sistemden kurtulmak istiyorsanız; daha da önemli. Benden söylemesi...

1 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

s. dedi ki...

:/ ...

Yorum Gönder