2009/10/06

Hafıza Üzerine [Selçuk Candansayar]

Daniel Offer, 1962 yılında sıradışı bir araştırmaya başlar. 14 yaşında 73 sağlıklı erkek öğrenciyle, ebeveynleri, aile ilişkileri, gündelik hayat, cinsellik, karşı cinsle ilişkiler, din, okul gibi konularda yüzyüze görüşmeler yapar ve bunlarla ilgili duygu ve düşüncelerini kaydeder. 34 yıl kadar sonra, onlardan 67’siyle yeniden yüzyüze görüşür. Sonuçlar son derece şaşırtıcıdır. Görüşülen kişilerin hatırladıklarıyla 34 yıl önce söyledikleri arasında büyük farklılıklar vardır. Denekler 14 yaşında sevdiklerini söyledikleri kimi şeyleri, 35 yıl sonra hiç sevmedikleri şeyler olarak hatırlamışlardır. 14 yaşındayken yüzde 28′i okul ve ödevden hiç hoşlanmıyorum demişken, 48 yaşındakilerin yüzde 58′i okul ve ödevden hiç hoşlanmazdım diye hatırlamış. Benzer şekilde 14 yaşında dinin onlara çok yardımı olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 70′ken 48 yaşında sadece yüzde 26’sı o zamanlar dinin kendisine yardımı olduğunu hatırlamış! Offer, sağlıklı insanların bile geçmişlerine döndüklerinde, o zamanki duygu ve düşüncelerini olduğundan çok farklı hatırladıklarını öne sürüyor.

Öyleyse hatırladıklarımızın gerçekten yaşadıklarımız, hissettiklerimiz olup olmadığını yoksa bilmiyor muyuz? Geçmişte çok sevdiğimiz bir şeyi uzun yıllar sonra sevmediğimiz bir şey olarak hatırlayabiliyorsak, belleğimiz ne işe yarıyor? Daha önemlisi, sağlıklı insanların belleği bile geçmişi doğru hatırlamıyorsa geçmişten söz etmenin bir yararı olabilir mi? Kendi hayatımızı yanlış hatırlıyorsak biz kimiz o zaman?
NTV Bilim Eylül 2009 Sayısı, sf. 49-50, Prof. Dr. Selçuk Candansayar

1 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

nes dedi ki...

Evren sürekli kendini tekrarlayan 1 dakikalık bir filmdir. Evrendeki her şey zamandan bağımsız olarak sürekli kendini yeniler. Biz de bu döngüye dahiliz. Ömrümüzün ne kadar uzun ya da kısa olduğu hiç bir şeyi değiştirmez aslında. Çünkü biz her nefes alışımızla yeni bir benliğe bürünürüz. Burada bir şiirimi paylaşmak istiyorum:


Sessiz bir çığlıktı benliğim;
Hayaller kuran.

Yıllanmış şarap gibi gözlerim.
Sabırdı hayat;
Öğrendim.

Beklenen gelmeyecekti;
Tek gerçekti
Değişim.

Yorum Gönder