2009/08/05

Düşünmek Bu Kadar Zor mu?

Dün gece sabah 5′e kadar eski Siyaset Meydanı programlarından birini izledim. Tiksindirici ve sahte program yönetimiyle Ali Kırca’ya katlanmak epey zordu ama en zoru değildi. Programın konusu Din ve Bilim idi. Konu kaçınılmaz olarak evrime geldi.

Ben şimdi bu konulara girmeyeceğim (Zaten uzmanlık alanım da değil). Fakat geçen birkaç diyalogu ufakça analiz etmek istiyorum.

Evrim tartışması olunca haliyle dünyanın yaşı tartışmasına girildi. Şu diyalog ibretlikti:

A- Dünyanın yaşı 4.5 milyar, …
B- Nereden biliyorsunuz canım 4,5 milyar olduğunu?
A- Çünkü ölçüyoruz, bakın radyoaktivite…
B- Bırakın şimdi onları nereden biliyorsunuz, 4.5 milyar yıl öncesini görebilecek misiniz?

Bunların ardından aynı B kişisinin sık sık şuna benzer sözler söylemesi hayli ilginçti:

B- Şimdi insan 3 aylık olduğunda ona ruh üflenir. (Nereden biliyor? / KA) Ruh üflendikten sonra bebek her şeyi hissetmeye başlar. Annesinin, babasının davranışlarını sezmeye başlar; biliyorsunuz bu bilim insanlarınca ispatlandı artık. (Bilim insanları nereden çıkarmış bunları, gözleriyle mi görmüşler? Hayret bir şey! / KA)

Son vurguya dikkat. Bir adım öncesinde bilimi topyekün reddedebilen anlayış, bir adım sonra onu argüman olarak kullanabiliyor. Hem de epey prestijli (?) bir ilahiyat profesörü bunu yapan. Belli ki içinde bulunduğu mantıksal tutarsızlığın farkında değil; bırakın farkında olmayı, kendisinden farklı düşünen herkesin mantıksız olduğunu iddia edecek kadar da büyük bir bilgin havasında.

Başka bir güzel anektod da şöyleydi:

A- Biliyorsunuz ilk alet kullanan insan bundan … milyon yıl önce ortaya çıktı.
B- Nereden biliyorsunuz canım bunu? Gözünüzle mi gördünüz bu kadar eminsiniz?
A- Bunu bilebiliyoruz, bakın yerin jeolojik katmanları vardır …
B- Ölçme yöntemleriniz yanlışsa ne olacak?

Bir tane daha:

A- Bakın Karadeniz bundan sekiz bin yıl önce 140 metre aşağıdaydı (Bir tür jeolojik afetten söz ediyor / KA).
C- Ne olacak, bir ay öncesine kadar bizim barajlarımız da boştu, yağmur yağdı doldu.

Gecenin en sığ muhabbeti de (ki bu tanım söz alan bir üniversite öğrencisinindir ama ben de sonuna kadar katılıyorum) şuydu:

B- Senin bana bir milyon TL borcun var desem, ne dersin?
A- Belgelerini göster, çek, senet bir şey vardır muhakkak.
B- Haa, bak kanıtı benden bekliyorsun. İşte ben de kanıtı senden bekliyorum.

Ali Kırca denen sunucuya gelince, Sicim Teorisi konulu program yapsa izlemem artık.

0 yorum yapılmış. | yorumları oku | yorum yaz:

Yorum Gönder